Yaz geldi, sıcaklar bastırdı ve danışanlarımdan en sık duyduğum sorulardan biri yine masamda: “Dondurma yesem diyetim bozulur mu?” Bu soruyu soranların gözündeki endişeyi çok iyi anlıyorum; çünkü çoğumuz diyeti bir yasaklar listesi gibi düşünmeye alışmışız. Oysa size baştan söyleyeyim: doğru porsiyon ve doğru seçimle dondurmanın diyette pekala yeri var.
Neden dondurmadan bu kadar korkuyoruz?
Diyet kültürü yıllarca bize besinleri “iyi” ve “kötü” diye ikiye ayırmayı öğretti. Dondurma da şekerli ve keyif veren bir yiyecek olduğu için doğrudan “kötüler” listesine yazıldı. Oysa beslenme bilimi bu kadar siyah beyaz çalışmaz. Hiçbir besin tek başına kilo aldırmaz; tıpkı hiçbir besinin tek başına zayıflatmadığı gibi.
Danışanlarımda en sık gördüğüm tablo şudur: hafta boyunca kusursuz bir diyet, sonra bir top dondurmayla gelen “her şey mahvoldu” duygusu ve o duygunun açtığı kapıdan giren koca bir paket. Diyeti bozan dondurma değil, dondurmanın ardından gelen bu ya hep ya hiç düşüncesidir. Bu döngüyü kırmanın yolu da yasak koymak değil, izin verilen alanı baştan planlamaktır.
Bir top dondurmada aslında ne var?
Önce işin sayısal tarafına bakalım. Bir top (yaklaşık 60-70 gram) sade veya meyveli dondurma ortalama 60-100 kalori civarındadır. Çikolatalı, kaymaklı ya da bisküvili çeşitlerde bu rakam 120-150 kaloriye çıkabilir. Külah da hesaba yaklaşık 50-80 kalori ekler. Yani iki top meyveli dondurma, bir dilim pastanın yarısından daha az enerji içerir.
Karşılaştırma yapmak gerekirse: bir dilim tepsi baklavası 300-400, bir dilim kremalı pasta 350-450, bir top meyveli dondurma ise 60-100 kalori civarındadır. Yaz tatlıları arasında dondurma, porsiyonu küçük tutulduğunda aslında en masum seçeneklerden biridir.
Üstelik süt bazlı dondurma yalnızca şekerden ibaret değildir; protein ve kalsiyum da içerir. Elbette bu onu bir sağlık besini yapmaz, ama “boş kalori” yaftasını da tam olarak hak etmez.
Dondurma diyeti neden tek başına bozmaz?
Kilo alıp vermeyi belirleyen şey tek bir besin değil, gün ve hafta boyunca aldığınız toplam enerji ile harcadığınız enerji arasındaki dengedir. Günlük ihtiyacınızın içine yerleştirilmiş bir top dondurma diyetinizi bozmaz; bozan şey genellikle “nasılsa diyet bozuldu” deyip arkasından gelen abur cuburdur.
Sevdiğiniz yiyecekleri tamamen yasaklamak, kısa vadede irade gösterisi gibi hissettirse de uzun vadede aşerme ve kontrolsüz kaçamak döngüsünü besler. Bu konuyu diyet yaparken pizza yenir mi yazımda da anlatmıştım: sürdürülebilir beslenmenin sırrı yasaklamak değil, ölçüyü öğrenmektir.
Hangi dondurma daha iyi bir seçim?
Her dondurma eşit değildir. Seçim yaparken şu noktalara bakabilirsiniz:
- Meyveli sorbeler genellikle en düşük kalorili seçenektir; ancak neredeyse tamamı şekerdir ve tokluk hissi vermez.
- Süt bazlı sade dondurma (vanilya, limon, vişne gibi) protein ve kalsiyum içeriğiyle daha dengeli bir tercihtir.
- Maraş usulü dondurma yoğun yapısı sayesinde yavaş yenir; bu da porsiyon kontrolünü kolaylaştırır.
- Kaplamalı, soslu, bisküvi ve şekerleme ilaveli çeşitler kaloriyi hızla ikiye katlar; bunları özel günlere saklayın.
- Külah yerine kup tercih ederek hem kaloriden tasarruf eder hem de porsiyonu daha net görürsünüz.
Evde yoğurt, muz ve dondurulmuş meyveleri blenderdan geçirerek hazırlayacağınız ev yapımı dondurma da hem ekonomik hem de içeriğini bildiğiniz güzel bir alternatiftir.
Diyette dondurma yemenin 5 altın kuralı
- Porsiyonu belirleyin: bir veya en fazla iki top ile sınırlı kalın. Kutudan kaşıklamak yerine porsiyonunuzu kaba alın, kutuyu kaldırın.
- Aç karnına yemeyin: dondurmayı öğün sonrasında tüketmek kan şekerinizin daha dengeli seyretmesine yardımcı olur.
- Sıklığı ayarlayın: her gün değil, haftada bir iki kez planlayın. Böylece hem keyif alır hem de alışkanlığa dönüştürmezsiniz.
- Sade olanı seçin: sos, krema ve kaplama eklemeleri çoğu zaman dondurmanın kendisinden fazla kalori getirir.
- Planlı yiyin, suçluluk duymayın: dondurmayı kaçamak olarak değil, günlük dengenizin bilinçli bir parçası olarak yediğinizde diyetinizle barışık kalırsınız.
Dondurma konusunda en sık yapılan 3 hata
- “Light” yazısına güvenip porsiyonu katlamak: şekersiz veya light ürünler kalorisiz demek değildir. İki kat yediğinizde çoğu zaman normal dondurmayla aynı enerjiyi almış olursunuz.
- Dondurmayı öğün yerine geçirmek: “Akşam yemeği yerine dondurma yedim, kar ettim” düşüncesi kan şekerinizi hızla yükseltip düşürür; birkaç saat sonra çok daha acıkmış olursunuz.
- Televizyon karşısında kutudan yemek: porsiyonu görmediğinizde beyniniz doyduğunu geç fark eder. Araştırmalar, ambalajından yemenin porsiyonu belirgin şekilde artırdığını gösteriyor.
Kimler daha dikkatli olmalı?
Diyabet veya insülin direnci olan kişilerde dondurmanın miktarı ve zamanlaması daha da önem kazanır; bu durumda porsiyonu diyetisyeninizle birlikte planlamanızı öneririm. Laktoz intoleransı olanlar süt bazlı çeşitler yerine laktozsuz veya meyve bazlı seçeneklere yönelebilir. Kronik bir sağlık sorununuz varsa beslenme düzeninizdeki değişiklikler için hekiminize danışmayı ihmal etmeyin.
Gece dondurma yemek kilo aldırır mı?
Bu da sık gelen sorulardan. Vücudunuz kaloriyi saate göre değil, toplam miktara göre değerlendirir; yani aynı bir top dondurma gece de yense öğlen de yense enerji olarak eşittir. Ancak gece yemesi genellikle ekran karşısında, farkında olmadan ve porsiyon kontrolü yapılmadan gerçekleşir. Ayrıca yatmaya yakın yenen şekerli gıdalar bazı kişilerde uyku kalitesini ve reflü şikayetlerini olumsuz etkileyebilir. Dondurmanızı mümkünse akşam yemeğinin ardından, uykudan en az iki üç saat önce yemenizi öneririm.
Sonuç: dondurma düşman değil, ölçü işin sırrı
Diyet yaparken dondurma yemek mümkündür; yeter ki porsiyonu, sıklığı ve çeşidi bilinçli seçilsin. Bir top dondurma diyetinizi bozmaz; kendinizi sürekli kısıtlamanın yarattığı yeme atakları ise bozar. Beslenmeyi yasaklarla değil, dengeyle kurduğunuzda hem yaz keyfinizden hem de hedeflerinizden vazgeçmek zorunda kalmazsınız.
Size özel, sevdiğiniz yiyecekleri dışlamayan sürdürülebilir bir beslenme planı için beslenme programı sayfamdan detaylara ulaşabilir, sorularınız için bana ulaşabilirsiniz.




